SBÜ Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Nükleer Tıp




Nükleer Tıp - Sintigrafi

Nükleer tıp; güvenli, ağrısız bir şekilde vücudun herhangi bir bölgesinin görüntülenmesini ve hastalıkların tedavisini sağlayan bir tıp branşıdır. Anatomik bilgiler veren tanısal radyolojiden farklı olarak nükleer tıp yöntemleri ile herhangi bir organın yapı ve fonksiyonu hakkında bilgi sahibi olunur.
 
 Manyetik rezonans , ultrason gibi diğer radyolojik yöntemler ile istenilen bölgenin anatomik yapısı hakkında iyi kalitede görüntüler elde edilebilir.Nükleer tıp yöntemleri ile ise verilen radyofarmasötiğin organ tarafından tutulum oranı ve vücuttan temizlenme miktarı göz önüne alınarak organın fonksiyonu hakkında bilgi sahibi olunur. Örneğin nükleer tıp kalp , beyin veya böbreklerdeki kan akımı miktarını veya iskelet sistemi içinde tümöral dokunun yayılım alanlarını gösterebilir.

 Nükleer tıp yöntemleri ile ciddi rahatsızlıkların teşhisi, tedavisi ve takibi mümkün olur. Genellikle hastalıklar diğer radyolojik yöntemlerle saptanabilir hale gelmeden ve klinik bulgular gelişmeden önce, yani hastalığın erken döneminde nükleer tıp yöntemleri  ile tespit edilebilirler. Böylece hastalık daha fazla ilerlemeden ve daha başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.
Nükleer görüntüleme için çok küçük miktarda radyoaktif madde ve radyofarmasötik kullanılır. Farmasötikler vücuda verildiğinde özgül olarak herhangi bir organa, kemiğe veya dokuya bağlanan maddelerdir. Radyoaktif madde ile bağlandığında radyofarmasötik adını alır ve görüntülenmesini istediğimiz organa gidip bağlanır ve beraberindeki radyoaktivite sayesinde gamma ışınları yayarak o organın gamma kameraları ile görüntülenmesini sağlar. Bu kameralar bilgisayarlarla bağlantılıdır ve böylece vücudun görüntülenen bölümü hakkında veriler ve bilgiler elde edilir. Nükleer tıp uygulamaları ile vücudun aldığı radyasyon dozu radyolojik X-ışını tanı yöntemleri ile yaklaşık aynı seviyelerdedir.
 
 Tanı amaçlı kullanılan nükleer radyofarmasötik maddeler görüntülemeye yetecek kadar radyasyon yaymalı ve vücuda herhangi bir etkisi olmayacak kadar kısa yarı ömürlü olmalıdır. Bu amaçla kullanılan radyofarmasötikler  teknesyum-99m , galyum-67 ,indium-111, iyot-123 ,talyum-201 ve kripton-81m’ dir. Bunlardan hiçbirinin insan vücudunda önemli yan etkisi yoktur. 

 Günümüzde birçok nükleer görüntüleme çeşidi vardır. Nükleer tıp yöntemleri ile görüntülenemeyen herhangi bir ana organ veya sistem mevcut değildir. 

 Nükleer tıpta sık kullanılan teknikler şöyle sıralanabilir.   Planar görüntü- organın iki boyutlu görüntüsü ve fonksiyo"nu hakkında bilgi verir.  SPECT-organın üç boyutlu görüntüsü ve fonksiyonu hakkında bilgi elde edilir.  Nükleer tıp genellikle tanısal amaçlı kullanılmakla birlikte , bazı hastalıkların tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Nükleer izotopların tedavide en sık kullanıldığı durumlar ; tiroid ve prostat kanserleri , hipertiroidizm , polistemia vera (kanda anormal kırmızı hücre artışı) ve kemik kanseri ağrılarıdır. 

Yüksek doz radyasyon verilmesinden kısa bir süre sonra dokular tahrip olur ve hücreler ölür. Böylece radyasyon tümör  hücrelerinin öldürülmesi ve tedavisinde kullanılabilir. Bu amaçla radyasyon dışarıdan verilebildiği gibi, internal yolla da (yutarak veya damar içine enjeksiyonla ) verilebilir ki sözünü  ettiğimiz ikinci yöntem nükleer tıp radyasyon tedavisi sahasına girer.Verilen radyoaktif madde tümoral doku içinde birikir ve hücrelerin ölmesini sağlar.Ancak bu etkiyi gösterebilmesi için tedavide kullanılan nükleer radyofarmasötiklerin uzun yarı ömürlü olması ve tümör içerisinde bir süre kalması gerekmektedir.

Tedavi amacı ile kullanılan radyofarmasötikler iyot-131, fosfor-32, iridyum-192 ve altın-198’dir.  Verilen radyofarmasötiğin sağlam dokularda değil , yanlızca tümöral dokuda birikip bu bölgeyi ışınlamasını istediğimiz için radyoaktif tedavi  henüz her çeşit kanser tedavisinde kullanılamamaktadır. Ancak radyoimmun tedavi denilen teknik umut verici görünmekte ve bu konuda çalışmalar devam etmektedir. Bu teknikle radyoizotoplar yanlızca vücuttaki belirli  hücrelere gidip bağlanabilen antikorlarla birleştirilmiştir.Böylece antikor radyoizotopa rehberlik yaparak yol gösterecek, tümöral dokuya ulaşan radyoizotop da kolayca dokuyu tahrip ederek tedaviyi sağlayacaktır.

Bölümümüzde bulunan gama kamera 

Bölümümüzde yapılan tetkikler :

Solunum Sistemi
• Akciğer Perfüzyon ve Ventilasyon Perfüzyon Sintigrafisi (Tc99m MAA , Tc99m DTPA aerosol)
• Post-Operatif FEV1 Hesabı (Tc99m MAA)
Kardiyovasküler Sistem
• Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (Tc99m MIBI görüntüleme)
• Radyonüklid Ventrikülografi (MUGA)
İskelet Sistemi
• Üç Fazlı Kemik Sintigrafisi
• Tüm Vücut Kemik Sintigrafisi
• Kemik SPECT
Endokrin Sistem
• Tiroid sintigrafisi
• Paratiroid sintigrafisi
• Dakriyosintigrafi 
Gastrointestinal Sistem
• Gastrointestinal Kanama Yeri Saptanması (Tc99m RBC)
• Gastroösefageal Reflü Sintigrafisi
• Mekkel Divertikül Sintigrafisi
• Mide Boşalma Zamanı 
• Ösefagus Transit Zamanı
• Tüktük Bezi Sintigrafisi
Genitoüriner Sistem
• Dinamik Böbrek Sintigrafisi (DTPA veya MAG3 ile)
• Statik Böbrek Sintigrafisi (DMSA)
• ACE inhibitörlü Dinamik Böbrek Sintigrafisi (DTPA veya MAG3 ile)
• Testis Sintigrafisi
Enfeksiyon Görüntülemesi
• • Nanokolloid ile Kemik İliği Sintigrafisi
Nükleer Hematoloji
• Hemajiyom Görüntüleme
• Lenfosintigrafi
Radyonüklid Tedavi 
• İyot 131 ile hipertiroidi tedavisi

Nükleer Onkoloji
• İyot 131 Tarama
• Meme sintigrafisi

Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi :

Kemik Sintigrafisi

 

Böbrek dinamik Tc99m DTPA ve böbrek statik TC99m DMSA sintigrafisi

 

 

 

 

 



Skip Navigation Links

e-Dergi

Bilgi
Edinme

Dilek ve
Önerileriniz

Anket
Bizi Takip Edin